Ne demişler, bal tutan parmağını yalar…
Ama birileri işi parmak yalamalıktan çıkarmış, hamuduyla yutmaya kadar götürmüş.
Anlatacağım olay, Lara’da Antalyalılar’ın ‘Bambus’ diye bildikleri nitelikli doğal koruma alanı çevresinde geçiyor.
Burada kelimenin tam anlamıyla bir çevre katliamı ve rant kavgası yaşanıyor.
Önce sizi biraz gerilere 2002 yılına götüreyim…
Eski adıyla Antalya İl Trafik Komisyonu bugünkü adıyla UKOME, 20 yıl önce Yeşilbahçe Mahallesi 1470. Sokağı araç trafiğine kapatıyor.
Hatta yayaların can güvenliğinin bile tehlikede olduğu söyleniyor, bugünkü resmi yazışmalarda bile buna vurgu da yapılıyor.
Neden?..
Çünkü, o sokağın Bambus Plajı ile Akra Otel (Eski Dedeman) arasında kalan bölümü her yıl milim milim denize doğru kayıyor.
Yer yer çöküntüler yaşanıyor.
Çatlaklar insanı korkutuyor.
Aradan yıllar geçiyor.
Kayma duruyor mu?..
Hayır…
Peki, ne oluyor?..
Araç trafiğine kapatılan o sokağın bir bölümüne tali yollardan araçlar girip girip park ediyor.
Araçlar geçip falezler aşağı kaymasın diye kapatılan yola, onlarca aracın tonlarca yükü biniyor.
Aslında yapılması gereken çok basit…
UKOME, 2002 yılında kapattığı o yol için 20 yıl gecikmeli de olsa 2022 yılının şu son günlerinde bir karar daha alarak, tali yollardan 1470. Sokağa girişleri önleyecek...
Yazacak ilgili belediyeye yazıyı, onlarda dubalarla kapatacaklar o sokağa giren tali yolları...
Eğer bunu yapmazlarsa, felakete kapı aralayacaklar.
Ne mi olacak?..
Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı tarafından ihale ile kiraya verildiği söylenen Bambus Plajı’na önümüzdeki yaz sezonu gelecek müşterilerin park edeceği araçlar falezlere büyük zarar verecek.
Falezlerdeki yük inanılmaz artacak…
Allah korusun ama bir de bakmışsınız yol, araçlarla birlikte denizde…
Bu kadersiz sokağın derdi bununla da bitmiyor ki…
Bir de CHP’li Meclis Üyesi Ahmet Öztürk ile Antalya Mimarlar Odası Başkanı Hasan Çerçiler’in ortak olduğu otel var.
Otel, kapalı yolun üzerine, önündeki nitelikli doğal koruma alanına kabus gibi çökmüş…
Sadece onlar mı, yandaki bazı bina sahipleri de kapalı yolu kendi malları gibi kullanmaya başlamışlar.
Ama burada en çok dikkat çeken o otel…
Devletin yolu resmen, Öztürk-Çerçiler ortaklığındaki otelin bahçesi olmuş.
Yolun hemen altındaki alana da pergoleleri dizmişler, bin küsür metrekare alanı kafe haline getirmişler.
Yakın tarihte bu otel, Bambus’a bitişik plajı kafalarına göre düzenlemeye başlayınca büyük tepki çekmişti.
Kamuoyu baskısı geri adım attırmıştı.
Şimdi o plajı 6 milyon küsur vererek devletten kiralamışlar.
İyi de, tatilciler o plaja nasıl inecekler?..
Otelle plaj arasındaki alan imar planında ‘Semt Spor Sahası’ diye geçiyor.
Üstüne üstlük koruma alanı içerisinde…
O alan ayrıca yüzlerce insanın hissesi olan bir parsel…
13198 ada 1 parsel diye geçiyor…
Bu parsel toplam 10 bin 492 metrakare…
3’ te biri Muratpaşa’nın 3’te 2’si ise vatandaşa ait…
Devlet, yolu olmayan bir plajı nasıl kiraya verir ki?..
Bir otel, yolu olmayan bir plajı niye kiralar ki?..
Bu, sizin, bizim gibi normal insanların cevaplayamayacağı sorular.
Devlet, “Biz kiralarız, yoluna moluna, gerisine karışmayız” derse, otelci de “Biz plaja gidecek yolun bir yolunu buluruz” diye düşünürse tabi ki kiralar...
Aynı sıkıntı, Bambus için de geçerli…
Bambus diye bilinen alanın tamamı 1.128 metrekare…
Plaj diye kiralanan alan sadece kayalıkların deniz suyu ile buluştuğu yer…
Kiraya verilen Bambus Plajı da, tıpkı otel plajı gibi semt spor sahasının hemen altında…
Bambus’a Muratpaşa’da talip olmuştu ama Çevre Bakanlığı tuttu bir şahısa verdi.
Siz Muratpaşa Belediyesi’nin yerinde olsanız, bu plaja yol verir misiniz?..
Eğer, otelin plajına yol verirseniz, Bambus’a da vermek zorunda kalırsınız.
Peki, belediye verdi diye bu yasal olur mu?..
Hayır…
Alın size nur topu gibi bir sorun daha…
Dedim ya, bu sokak bir sorun yumağı…
Sorunu yaratanların en başında inişi olmayan plajları kiraya veren Çevre Bakanlığı geliyor.
O sokağı karara rağmen 20 yıldır araç trafiğine tam olarak kapatmayı beceremeyen UKOME var ikinci sırada…
Üçüncü sırada, sahibi olduğu otelin önündeki milletin sokağını, vatandaşın ve belediyenin hissedarı olduğu alanı babasının malı gibi kullanan bir siyasetçi var…
Dördüncü sırada ise imara aykırılıkları, yasadışı kullanımları kendisine dert edinmesi gerekirken bunu yapan bir siyasetçiye ortak olan bir mimarlar odası başkanı yer alıyor.
Devletin bir birimi, bir siyasetçi ve bir meslek odası başkanı el ele vermiş aklımızla alay ediyorlar.
Otel önündeki kafe bar olarak işlettiğiniz 1000 küsur metrekare işgal için, kaymakamlık vasıtasıyla yıkım ekipleri gelince hiç mi yüzünüz kızarmadı?..
Ekipler gelince boşalttığınız alanı, gidince tekrar eski haline getirmekten hiç mi utanç duymadınız?..
O bölgede oturan vatandaşlara kaymakamlığa şikayet etmekten gına geldi, keşif parası ödemekten de bıktılar.
Sayın Ahmet Öztürk beyefendi, sayın Hasan Çerçiler beyefendi, eğer milletin sokağını işgal etmeye, belediye ve yüzlerce insanın hissedarı olduğu alandan plaja yol açmaya, imar planında ‘Semt Spor Sahası’ olan alanda kafe kalmaya devam edecekse, benim sizden naçizane bir talebim olacak.
Lütfen bulunduğunuz görevlerden istifa edin…
Sayın Öztürk, bildiğim kadarıyla siz meclis üyeliğinin dışında Muratpaşa Belediyesi İmar Komisyonu başkanısınız da…
Her ikinizin de yaptığınız işler, temsil ettiğiniz makamlara inanın hiç yakışmıyor…
Haa, bu arada yeni bir gelişmeden haber vereyim ve sayın Çerçiler’e bir soru ile bitireyim yazımı…
Sayın Çerçiler, sizin otel için plajı kiraladığınız Çevre Bakanlığı var ya bir yönetmelikle kamu yararına ve topluma açık kullanılması öncelikli olan kıyılara yapılaşma getirmiş ve özel mülkiyete devredilmesinin önünü açmıştı.
Danıştay işte o yönetmeliğin yürütmesini durdurmuş.
Bunun üzerine de sizin odanızın da bağlı olduğu TMMOB Mimarlar Odası Merkez Yönetim Kurulu bir açıklama yapmış…
Duymamış olabilirsiniz.
Daha yeni çünkü…
Demişler ki;
“Mimarlar Odası olarak; bu vesileyle kıyıları yapılaşmaya açan tüm düzenlemelerin ve uygulamaların iptali gerektiğini bir kez daha önemle vurguluyoruz. Herkesin eşit ve serbest yararlanması gereken kıyıların taşıdığı değerlerle birlikte korunması amacıyla sürecin takipçisi olacağımızı, her türlü hukuki girişimlerde bulunmaya ve mücadeleye kararlılıkla devam edeceğimizi değerli kamuoyumuza saygı ile duyuruyoruz.”
Hani ben de diyorum ki, sizin plajı da kapsıyor mu bu karar…
Kapsıyorsa, kendi plajınızın tahsisinin iptali için başkanlığını yaptığınız Antalya Mimarlar Odası olarak bir dava açmayı düşünüyor musunuz?..
İnsanın kendi plajının tahsisisin iptali için dava açması nasıl olur acaba?..
|
|
Küfür, hakaret içeren; dil, din, ırk ayrımı yapan; yasalara aykırı ifade ve beyanda bulunan ve tamamı büyük harflerle yazılan yorumlar yayınlanmayacaktır. Neleri kabul ediyorum: IP adresimin kaydedileceğini, adli makamlarca istenmesi durumunda ip adresimin yetkililerle paylaşılacağını, yazılan yorumların sorumluluğunun tarafıma ait olduğunu, yazımın, yetkililerce, fikrim sorulmaksızın yayından kaldırılabileceğini bu siteye girdiğim andan itibaren kabul etmiş sayılırım. |