Samet Liçina'dan Kerimcan Durmaz'lı ilk paylaşım geldi
Samet Liçina'dan Kerimcan Durmaz'lı ilk paylaşım geldi
Ahmet Özer hakkında 15 yıl hapis talebi
Ahmet Özer hakkında 15 yıl hapis talebi
Nasuh Mahruki'nin cezası belli oldu
Nasuh Mahruki'nin cezası belli oldu
Antalya'da Balat tanıtımı
Antalya'da Balat tanıtımı
20 Şubat 2025 Perşembe - 09:09

Yılanlardan kaçmak için sekiz yıl yolculuk yapıp Grönland'a ayak basan ilk Afrikalı

Tété-Michel Kpomassie'nin Grönland'da yılan veya kertenkele olmadığını öğrendiği gün, memleketi Togo'yu terk edip Arktik'te yaşamaya karar verdiği gündü.

Yılanlardan kaçmak için sekiz yıl yolculuk yapıp Grönland a ayak basan ilk Afrikalı
Facebook'ta Paylaş Twitte'da Paylaş Google+'da Paylaş Haberi Yazdır Arkadaşına Gönder Metni küçült Metni büyüt

Tété-Michel,1958'de, henüz 16 yaşındayken, ısırılmasa bile, bir yılanla karşılaşmanın ölümcül olabileceğini ilk elden öğrenmişti: Öğleden sonra, bir palmiye ağacının tepesinde hindistan cevizi yerken, bir yılanla karşılaştıktan sonra kaçmaya çalışmış ve yaklaşık 10 metre yüksekten fena bir şekilde düşmüştü.

Genç adam, sonraki üç gece boyunca yılanlarla dolu kabuslar gördüğü için uyuyamamıştı. Sekiz karısı ve 26 çocuğu olan elektrikçi ve şifacı babası, ona yardım etmenin tek yolunun onu piton kültü uzmanı olan rahibeye götürmek olduğuna karar verdi.

BBC'nin Outlook adlı radyo programına katılan ve bugün 80 yaşında olan Teté-Michel Kpomassie, "O gece bana bir arınma banyosu yaptırdılar ve rahibe, babama yılan kültü rahibi olmam gerektiğini söyledi" dedi.

Babası bu teklifi kabul etti ancak Tété-Michel için hayatını yılanlara tapmaya adama fikri, bir onurdan çok bir ölüm cezası gibiydi.

Sonraki birkaç hafta boyunca Tété-Michel babasına, ağaçtan düştükten sonra gücünü yeniden kazanması gerektiğini söyleyerek bahaneler uydurdu.

Denize yakın eski Fransız misyoner kütüphanesine sığındı. Hayatını tamamen değiştirecek keşfi de orada yaptı.

Tété-Michel, "Hâlâ yanımda taşıdığım 'Grönland ve Alaska Eskimoları' adlı bir kitap vardı" diye hatırlıyor.

Bu kitap, Afrika ve Avrupa'da sekiz yıllık uzun bir yolculuğa çıkmasına ilham oldu ve bu süreçte Afrika kıtasından çıkıp Grönland'a ayak bastığı bilinen ilk kişi oldu.

Tété-Michel yıllar sonra maceralarını "Grönland'da Bir Afrikalı" başlıklı bir kitapta anlatacaktı.

Ancak Tété-Michel'in, eski misyoner kitapçısında elindeki kitaba bakıp, buzlu manzaraları hayal ederken, bu İnuit topraklarına ulaşmak için cevaplaması gereken önemli bir soru vardı: "Bu cennet neredeydi?"

Tété-Michel, Grönland adında donmuş bir yer olduğunu keşfettikten sonraki gün, bir harita almak üzere kitapçıya geri döndü.

"Grönland'ın Amerika'ya çok yakın, Afrika'dan ise çok uzak olduğunu fark ettim. Bu yüzden kaçış planımı uygulamaya başladım.

"Biriktirdiğim parayı otobüs durağına gitmek için kullandım ve bir şoförün beni Gana'ya götürüp götüremeyeceğini sordum. Diğer zorlukları düşünmedim" diyor.

Tété-Michel'in henüz bilmediği şey, Grönland'ın ait olduğu krallık olan Danimarka'ya ulaşmadan önce Afrika ve Avrupa'yı geçmesinin 8 yıl süreceğiydi.

Sonunda Kopenhag'a vardığında, hedefine ulaşmasının ne kadar zor olacağını anlatmaya çalışan bir konsolosluk asistanıyla konuştuğunu söylüyor:

"Kopenhag'da bana 'Grönland'da ne yapacaksın?' diye sordular. 'Gidiyorum çünkü orada yılan olmadığını okudum' dedim. Bana ülkemde ne kadar sıcak olduğunu sordular ve ben de: 'Bilmiyorum, yaklaşık 30 santigrat derece' dedim. 'Grönland'da sıcaklık -40 dereceye kadar düşüyor. Bu sizin hayatta kalmanız için çok büyük bir fark' dediler."

"Ama fikrimi değiştirmedim ve biletimi aldım. Tekne, Grönland'ın güneyindeki Julianehaab'a, Grönlandca'da Qaqortoq olarak da adlandırılan yere gidiyordu."

'İlk kez siyah bir adam görüyorlardı'

Qaqortoq'a doğru yedi günlük tekne yolculuğu sırasında, kitapta vadedilenlerden bazılarını görmeye başladı.

Bu anları, "Yazın gece olmadığını o zaman gördüm. Ayrıca buzdağlarını ilk gördüğüm zamandı: İlk başta kuğulara benzeyen küçük buz parçaları gibiydiler, ancak büyüyerek devasa buz dağlarına dönüştüler."

"Bazen teknenin içi o kadar soğuk oluyordu ki nefes almak acı veriyordu" diyerek hatırlıyor.

Belki de hiçbir görüntü Qaqortoq'a varışı kadar çarpıcı değildi.

1967 yılının Haziran ayında bir sabah saat 8 civarında, Tété-Michel'i taşıyan gemi Grönland'a vardı. Köyde yaşayan tüm insanlar onu bekliyordu. O sabah ilk kez siyah bir adam göreceklerini bilmiyorlardı.

"Geminin penceresinden dışarı baktım ve tüm nüfusun kıyıda toplandığını gördüm. Ve o zaman siyah bir adam gördüklerinde nasıl tepki vereceklerini merak ettim, çünkü gemideki diğer herkes beyazdı."

Tété-Michel, gemiden indiğinde neredeyse bir aktör gibi kendini hazırlamak zorunda kaldığını söylüyor. Ve sonra Grönland'a ilk adımını attı.

"Beni gördüğü anda herkes konuşmayı bıraktı."

Birkaç saniyelik sessizliğin ardından Tété-Michel şaşkın kalabalığa yaklaşmaya başladı. Bazı çocukların ağladığını ve yerel dilde kendisinden lakaplarla bahsettiklerini fark etti.

"Yavaşça onlara yaklaştığımda kalabalık bana yol vermek için ayrıldı. Çocukların bana Tornasuk veya Qivittoq dediklerini duydum. Bunlar efsanelerindeki ruhların isimleriydi: Dağlarda yaşayan kara devler."

Ancak korku ve merak genellikle el ele gittiğinden, bu "Afrika devine" ilk hayran olanlar da Qaqortoq'un çocuklarıydı: 1.80 m boyundaki bu adam, 1.60 metreden daha kısa olan yerlilerin yanında durduğunda devasa bir abanoz heykel gibi görünüyordu.

Bu yüzden ona bu lakabı takmışlardı.

Tété-Michel, "Limandaki kalabalığın arasından sıyrıldıktan sonra, tüm çocuklar beni takip etti ve Qaqortoq polisi arkamızdan gelmek zorunda kaldı. Çocukların beni bunaltacağından endişe ediyorlardı. Kalacağım eve kadar bana eşlik ettiler" diye hatırlıyor.

"Ama çocuklar gitmediler, evi çevrelediler ve saatlerce orada kaldılar. Beni pencerede her gördüklerinde, 'Unaunauna!' diye bağırıyorlardı, yani: 'Bak, bak, bak!'

'Kendi kültürümle tezatlığını görebiliyordum'

Köylü çocukların kendisini kabulünün köyün tamamına yayılmaya başladığını hatırlıyor:

"Yetişkinler utangaç ve çekingendi. Bana yaklaşıyorlardı ancak çocuklar beni kabul ettikten sonra tepkileri daha anlayışlı olmaya başladı. Ne zaman dışarı çıksam, çocuklar beni takip ediyordu. Adımı soruyor ve elimi sıkmak istiyorlardı. Arkadaşlarım, aslında en iyi arkadaşlarım oldular."

Yerel halkın kendisini her yere davet etmeye başladığını hatırlıyor: Bira içmeye veya bölgenin daha geleneksel yemeklerini denemeye davet ediyorlardı.

"Misafir edildiğim bir evde, adı Paulina olan ev sahibim, bana ikramda bulunup 'Tikilluarit, yani, hoşgeldin dedi. Ardından mattak adı verilen ve beyaz balina derisinden yapılan yemeği çıkardı. Çiğdir ve sakız gibi çiğnenir. Fok yağıyla servis edilir. İlk başta midem için endişelendim."

Tété-Michel, güney Grönland'ın bu ücra köşesindeki insanların yaşam tarzını, Togo'daki yaşamıyla karşılaştırmaya başladı.

"Afrika'da hiyerarşi çok katıdır, ancak Grönland'da çok farklıydı. Daha önce hiç hayal edemeyeceğim bir toplumdu. Kendi kültürümle tezatlığını görebiliyordum" diye hatırlıyor ve ekliyor:

"Ancak Grönland'da gerçekten sevdiğim şey, bana Afrika'yı hatırlatan animizmiydi. Her nesnenin bir ruhu olduğuna inanıyorlar: Foklar, balinalar, yabani ren geyikleri... tüm hayvanların tıpkı insanlar gibi bir ruhu var. Bu, Togo'daki inançlarımızı yansıtıyor."

'Kışın, tüm Arktik sizin eviniz, krallığınız oluyor'

Qaqortoq'ta birkaç ay geçirdikten sonra, oradaki deneyimin Danimarka'dakine çok benzediğini fark etti.

Buzda husky kızağıyla gezme ve fok avlama hayallerinin peşinden gitmek için kuzeye doğru yolculuğuna devam etmesi gerekiyordu.

"Kışı çok küçük bir köyde geçirdim: 29 ev, 170 kişi ve 600 köpek" diye hatırlıyor. Kızak sürmeyi de orada öğrendi.

Tété-Michel, "Köpekli kızak, yerden sadece 20 santimetre yükseklikte oldukça alçak bir araç. Üzerine oturduğunuzda, buz o kadar yakın gelir ki düşecekmiş gibi hissedersiniz. Ancak köpekler çekmeye başladığında, garip bir hisse dönüşür çünkü o kadar alçakta hareket ettiğinizi fark edemezsiniz."

"Önünüzdeki husky'leri izlersiniz, yüzünüze kar ve buz rüzgarları çarpar. Her beş dakikada bir durup kızakla birlikte koşup ısınmanız ve sonra tekrar binmeniz gerekir. Anorağınızı açıp vücudunuzun sıcaklığını yüzünüzde hissedersiniz. Harika bir duygu."

"Kızakta uzanıp gökyüzüne baktığınızda kendi kalp atışlarınızı duyabilirsiniz. Çok sessiz, güm, güm, güm diye ses çıkarıyor. Kalbinizin tüm evrenin kalbi gibi attığını hissediyorsunuz. Dünyada daha neye ihtiyacınız var ki?" diyor.

Bunlara ek olarak orası, soğukla baş etmeyi öğrendiği yerdi.

"Avlanmayı öğrendim. Bazen saatlerce aynı yerde durmanız gerekir. Buzda fok avladığınızda, fokun hava almak için yüzeye çıkmasını beklemeniz gerekir. Çok sabır gerektirir, sadece bir buz blokunun üzerinde oturmanız gerekir."

"-30°C'de acı çekerken bile mutluydum. Özgürlüğümü kazandığımı hissettim. Bu mutluluk, soğuğu daha katlanılabilir kıldı. Ev sahiplerimi her gün izledim ve tüm bu hareketler beni sıcak tuttu."

Tété-Michel, düşünülenin aksine, kış da dahil olmak üzere Grönland'ın zor yanlarını takdir etmeye başladı.

"Yazın buzdağlarına vuran güneşe, kışın da aynı buzdağlarına vuran ay ışığına hayrandım. Geceyi tercih etmeye başladım.

"Deniz donduğunda, İnuitler ülkelerinin kralları oluyorlar. Köpek kızaklarıyla istedikleri her yere gidebiliyorlar. Yazın, eğer bir tekneniz yoksa, seyahat edemezsiniz. Ama kışın, tüm Arktik sizin eviniz, krallığınız oluyor."

Afrika'ya dönüş

Tété-Michel, yolculuğu sırasında Afrika'ya geri dönmeyi hiç düşünmediğini itiraf ediyor. Ancak, buradaki kültürler ve genel olarak dünya hakkında daha fazla şey öğrendikçe, Afrika aklına gelmeye başladı.

"Halkım, bu dünya, hiç kimsenin görmediği kuzey ışıkları, ailemden hiç kimsenin üzerinde yürümediği deniz buzu, gün ışığının ya da gecenin olmadığı aylar hakkında ne söylerdi?"

"Birdenbire geri dönmem gerektiğini hissettim. Bu yüzden Grönland'ı terk ettim ve eve geri döndüm" diye hatırlıyor.

Yılanlara tapınma kaderinden kaçmak için Togo'yu terk eden 16 yaşındaki çocuk, ülkesine 28 yaşında bir adam olarak, sevdikleriyle paylaşacağı bir dünya dolusu hikayeyle geri dönecekti.

Bunlardan biri de karın yağışıydı.

"Büyükbabama karı anlatmak için, 'Sevgili büyükbaba, gökyüzündeki tüm beyaz kuşlar aniden tüylerini dökselerdi, hayal et' dedim."

"Büyükbabam ertesi gün, rüyasında güneşi kapatacak kadar büyük kar tanelerini gördüğünü söyleyerek tüm aileyi güldürdü. Amcalarımdan biri ona, 'Peki tüylerini döken kuşlara ne oldu? Kanatları olmadan nasıl uçabildiler?' diye sordu'"

"Topluluğumuzda ilk kez karla ilgili sohbet ediliyordu."

Tété-Michel, deneyimleri sayesinde büyüklerinin saygısını kazandı.

"Geri döndüğümde büyükbabam, babam, amcalarım ve teyzelerim beni dinliyordu. Beni büyütmüşlerdi ama Grönland beni bir adam yapmıştı. Bir tür bilge adam oldum, herkesin dinlediği biriydim."

Tété-Michel, geri döndükten bir yıl sonra deneyimlerini kıtanın geri kalanıyla paylaşmaya karar verdi ve Afrika turuna çıktı. İnsanlara donmuş Grönland cennetinde gördüklerini anlatacaktı.

Daha sonra Fransa'ya taşındı ve onu şöhrete kavuşturan "Grönland'da Bir Afrikalı" adlı kitabını yayımladı.

Bugüne ilişkin, "Hiç üniversiteye gitmedim ama üniversiteler beni konuşmalar yapmaya davet ediyor. Antropologlardan e-postalar ve etnologlardan mektuplar alıyorum. Kitabım onlar için bir model haline geldi" diyor ve ekliyor:

"Afrika ve Grönland arasında bir köprü kurdum. Her gün Grönland'dan bahsediyorum, sanki oradan hiç ayrılmamışım gibi."

* BBC Outlook radyo programında yayımlandı, BBC Mundo tarafından uyarlandı.

 
Duygu Nebioğlu'ndan yeni iddialar
 
Antalya Müzesi'nde telkari sergisi
YORUMLAR
 Onay bekleyen yorum yok.

Küfür, hakaret içeren; dil, din, ırk ayrımı yapan; yasalara aykırı ifade ve beyanda bulunan ve tamamı büyük harflerle yazılan yorumlar yayınlanmayacaktır.
Neleri kabul ediyorum: IP adresimin kaydedileceğini, adli makamlarca istenmesi durumunda ip adresimin yetkililerle paylaşılacağını, yazılan yorumların sorumluluğunun tarafıma ait olduğunu, yazımın, yetkililerce, fikrim sorulmaksızın yayından kaldırılabileceğini bu siteye girdiğim andan itibaren kabul etmiş sayılırım.
 

Bu haber henüz yorumlanmamış...

FACEBOOK YORUM
Yorumlarınızı Facebook hesabınız üzerinden yapın hemen onaylansın...
KATEGORİDEKİ DİĞER HABERLER
Tüp bebek skandalı
ABD'de biyolojik olarak kendisine ait olmayan bir erkek bebeği bilmeden ...
Mutfaktaki gizli tehlike
Süngerler, evlerimizdeki temizlik araçları arasında sık kullanılan ve ...
Dünya'nın en uzun evliliği
Brezilya’da 105 yaşındaki Manoel Angelim Dino ve 101 yaşındaki Maria de ...
 
AB ülkeleri Rusya'ya yeni yaptırımda anlaştı
AB üyesi ülkeler, Rusya'dan alüminyum ithalatını yasaklayan ve Rus gölge ...
Buraya girmek canınıza mal olabilir: Almanya'nın gizemli adası
Riems Adası, yüksek güvenlikli laboratuvarları ve ölümcül virüs araştırmalarıyla ...
Kremlin'den Trump-Putin görüşmesine ilişkin açıklama
KREMLİN Sözcüsü Dmitriy Peskov, Putin-Trump görüşmesinin şubat ayı sonuna ...
 
Tırnaklarınız gerçek yaşınızı gösteriyor olabilir
Harvard Üniversitesi’nden genetik uzmanı Dr. David Sinclair, tırnak büyüme ...
James Webb Teleskobu, Phoenix kümesindeki yıldız oluşumunu keşfetti
JAMES Webb Uzay Teleskobu, Phoenix kümesindeki gazın soğumasını ve yıldız ...
Mısır’da 3 bin 500 yıllık firavun mezarı ortaya çıkarıldı
MISIR’da 18’inci Firavun Hanedanlığı krallarına ait son firavun mezarı ortaya çıkarıldı.
 
Dursun Gündoğdu
Antalya'da kuzular kurda emanet
YAZARLAR
Sude Karataş Geyikci
Sude Karataş Geyikci
Küresel ısınmaya dur demeliyiz!
Halit Çelikbudak
Halit Çelikbudak
En akıllı ‘yapay zeka‘ mı?
Turgut Güngör
Turgut Güngör
Türkiye üçgeni
Serpil Nur Abiral
Serpil Nur Abiral
İğrençlikte son nokta; kızından oğlu olan İMAM
İsa Altun
İsa Altun
DARK WEB'E DİKKAT! 
Mesut Gürkan
Mesut Gürkan
Denizin güzelliği ve yaşadığım simit şoku…
H.O.P
H.O.P
Ülkemize biçilen rol
Prof. Dr. Yakup Alıcıgüzel
Prof. Dr. Yakup Alıcıgüzel
Türkiye’nin problemi yok, problemi bireysellik..  
Nesrin Mater
Nesrin Mater
Karadağ ve tembellik üzerine 10 tavsiye
ÇOK OKUNANLAR
ARŞİV
ÇOK YORUMLANANLAR
FACEBOOK'TA GÜN HABER
ASTROLOJİ
Koç
 
21 Mart - 20 Nisan
Şubat ayı, Koç burçları için önemli kararlar ve cesur adımların ayı olacak. Özellikle kariyerinizde hızlı gelişmeler ...
 
Ana Sayfa Türkiye Antalya BURDUR ISPARTA Siyaset Turizm Resmi REKLAMLAR KAMPÜS Spor GÜN'ün ürünü
KünyeHakkımızda KünyeKünye İleti�YimIletisim FacebookFacebook TwitterTwitter Google+Google+ RSSRSS Sitene EkleSitene Ekle Günün HaberleriGünün Haberleri
Maxiva