Klasik suçlar yerini beyaz yaka suçlara bırakıyor. Organize suç örgütleri artık yerinden kalkmadan bilgisayar başında suç işler duruma geldiler. Her yıl artan siber suçlarda bunun en iyi gösterge sayısal istatistikler. Telefonda eskisi kadar kontur istemeyen vurguncuların hedefinde bu kez gençler ve memur adayları var.
MAĞDUR POLİSİN KARDEŞİ
Mağdur bu kez bir Polis memurunun kardeşi. Atanmayı bekleyen memur adayı. Kendisini ‘adli sicilin bozulmak üzere, memuriyetin tehlikede ’ tehdidiyle korkutuyorlar. Mağdur vatandaş avukat sandığı kişilerle konuşmuş. Anlattığına göre, birisi yaşlı birisi genç. Adamlarla pazarlık bile yapmış, Nuh diyor peygamber demiyorlarmış. Cürete bakar mısınız? Vatandaşın adliye ve adli sicil korkusundan yararlanmak isteyen bazı odaklar pusuya yatmış durumda. Suç örgütleri yeni suç taktikleri üzerinde beyin fırtınası estirirken, teknolojik her yeniliği de takip ediyorlar. Bu yüzden de her gün yeni yöntemlerle masum insanların ceplerine göz dikmiş durumdalar.
İNTERNET ÜZERİNDEN
İnternet üzerinden her gün yeni ve bir çok insanı tuzağa düşüren dolandırıcılık yöntemleri geliştiriliyor. Yersen tabi (!) Vurguncular call center üzerinden düzgün aksanlı ağzı laf yapan azıcık ta hukuktan anlayan elemanlarıyla hedeflerindeki masum insanlara mail ya da cep telefonundan ulaşıyorlar. Hedefteki insan hakkında da epey bilgi topluyorlar.( Kişisel verileriyle ilgili.)Plan şöyle işliyor : ‘ Sayın xxxx sizi xxxx hukuk bürosundan arıyoruz. Bizler xxxx film şirketinin avukatlarıyız. Sizler telif eserleri yasası kapsamında internetten izinsiz film, telifli dosya ya da şarkı indirmişsiniz. Size dava açmadan önce son kez uyarmak istiyoruz. İzinsiz bir şekilde indirdiğiniz dosya ya da film için büromuzun falan hesabına telif ücretini yatırın, aksi durumda hakkınızda dava açılacak, adli siciliniz bozulacaktır. Bunun yanı sıra dava dosyası ile avukatlık masrafları da eklenince size yüklü bir fatura çıkacaktır. Gelin anlaşalım. İndirimli bu kampanyamızdan istifade edin, aksi takdirde hakkınızda işlem başlatılacaktır. Yersen(!)
TELEFONLA ÇAĞRI YAPILMAZ
Şu gerçeği hatırdan çıkarmamak gerek. Adli bir dava için hakkında dava açılan bireye telefonla çağrı yapılmaz. Tebligat yasası diye bir kanun vardır. Hakkında dava açılan kişiye önce bir tebligat gelir. Hangi mahkeme tarafından dava açılmışsa resmi bir evrak ulaşır. Call center’den çağrı gelmez. Ama hakkında dava açılmış kişiye oturduğu mahallenin Polis merkezinden çağrı gelebilir. O da yine resmi evrakla şâhısa ulaşılıp yazılı olarak tebliğ tebellüğ edilir. Önemli not: Aslında herhangi bir şahıs kendisi hakkında herhangi bir dava açılıp açılmadığını e-devlet hesabından öğrenebilir. İşin teknik kısmına gelince, internet kullanan kişi yasa dışı bir işlem yapılıp yapılmadığını kontrol etmek amacıyla, internet servis sağlayıcısının kayıtlarına bakmak suretiyle ayrıntılı bir şekilde hangi siteye girdiğini, hangi dosyaları indirdiğini kayıtlarıyla inceler. Zaten ilgili mahkeme bunu bilirkişi aracılığı ile tespit eder.
Okurumuzun bilgi sahibi olması açısından belirtelim. Fikir ve Sanat eserleri kanununda mali haklara tecavüz halinde: Madde 68 – (Değişik: 23.1.2008-5728/137 md.) Eseri, icrayı, fonogramı veya yapımları hak sahiplerinden bu Kanuna uygun yazılı izni almadan, işleyen, çoğaltan, çoğaltılmış nüshaları yayan, temsil eden veya her türlü işaret, ses veya görüntü nakline yarayan araçlarla umuma iletenlerden, izni alınmamış hak sahipleri sözleşme yapılmış olması halinde isteyebileceği bedelin veya bu Kanun hükümleri uyarınca tespit edilecek rayiç bedelin en çok üç kat fazlasını isteyebilir. İzinsiz çoğaltılan kopyalar satışa çıkarılmamışsa hak sahibi çoğaltılmış kopyaların, çoğaltmaya yarayan film, kalıp ve benzeri araçların imhasını veya üretim maliyet fiyatını geçmeyecek uygun bir bedel karşılığında kendisine verilmesini ya da sözleşme olması durumunda isteyebileceği miktarın üç kat fazlasını talep edebilir. Bu husus, izinsiz çoğaltanın hukuki sorumluluğunu ortadan kaldırmaz. İzinsiz çoğaltılan kopyalar satışa çıkarılmışsa hak sahibi, tecavüz edenin elinde bulunan nüshalar hakkında ikinci fıkradaki şıklardan birini kullanabilir. İkinci ve üçüncü fıkraların eser sahibinden başka hak sahiplerince uygulanabilmesi için eser sahibinin bu Kanunun 52 nci maddesine uygun yazılı çoğaltma izni aranır. Hak sahiplerinden biri, ikinci ve üçüncü fıkralar uyarınca talepte bulunduklarında Ceza Muhakemesi Kanununun el koymaya ilişkin hükümleri delil elde etmek amacı dışında uygulanmaz. Bedel talebinde bulunan kişi, tecavüz edene karşı onunla bir sözleşme yapmış olması halinde haiz olabileceği bütün hak ve yetkileri ileri sürebilir. II – Tecavüzün men'i davası: Madde 69 – Mali veya manevi haklarında tecavüz tehlikesine maruz kalan eser sahibi muhtemel tecavüzün önlenmesini dava edebilir. Vaki olan tecavüzün devam veya tekrarı muhtemel görülen hallerde de aynı hüküm caridir. 66’ıncı maddenin ikinci, üçüncü ve dördüncü fıkralarının hükümleri burada da uygulanır. III – Tazminat davası: Madde 70 – (Değişik birinci fıkra: 7.6.1995 - 4110/22 md.) Manevi hakları haleldar edilen kişi, uğradığı manevi zarara karşılık manevi tazminat ödenmesi için dava açabilir. Mahkeme, bu para yerine veya bunlara ek olarak başka bir manevi tazminat şekline de hükmedebilir. Mali hakları haleldar edilen kimse, tecavüz edenin kusuru varsa haksız fiillere mütaallik hükümler dairesinde tazminat talep edebilir. Birinci ve ikinci fıkralardaki hallerde, tecavüze uğrayan kimse tazminattan başka temin edilen karın kendisine verilmesini de isteyebilir. Bu halde 68 inci madde uyarınca talep edilen bedel indirilir.